Kılıçdaroğlu: ‘Özel masalar’ kuruldu, ne dediğimi Soylu gayet iyi anlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkında açılan “özel teftiş” ile ilgili MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Suçluysa görevinden alınmalı. Büyükşehir Meclisi de yeni başkanı seçmelidir” sözlerini ciddiye almadıklarını söyledi, “Bunu yapmak isteyenler akıllarını peynir ekmekle yemiş kişilerdir” dedi.

Belediyelere polis baskını olduğunda bilgisayarların imajını alma, alınan belgelerin fotokopilerini çekme gibi dikkat edilecek önlemleri içeren bir uyarı listesi göndereceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hakkında suç duyurusunda bulunduğu belediye başkanlarının telefonlarının dinlendiği iddiasını da bir adım ileri götürdü. Kılıçdaroğlu, “İstedikleri kadar suç duyurusunda bulunsunlar. Çok ciddiye almıyoruz. Telefonlarımızın dinlendiğini gayet iyi biliyoruz. Özel masaların kurulduğunu da biliyoruz, bir adım daha atayım. “Özel masalar” dediğimde Soylu bunu gayet iyi anlar” dedi.

CHP’nin oylarının istikrarlı şekilde yükseldiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Sağlıklı, tutarlı bir artış var. Yeterli mi yeterli değil ama göreceksiniz biz AKP’yi geçeceğiz, birinci parti olacağız. Erdoğan ne yaparsa yapsın, biz önümüzdeki seçimlerde birinci parti olacağız” iddiasında bulundu.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Milli Eğitim Bakanlığı önüne gitmeden önce internet medyası ve yabancı ajansların Ankara temsilcileri ile yaptığı toplantıda sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ittifak bileşenlerinin uzlaştığı bir isim var mı? Bu isimlerin arasında Abdullah Gül’ün de adı geçiyor mu?

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda uzlaşma olması bir araya gelmemize bağlı, henüz gelmedik. Millet İttifakı’nı oluşturan bileşenler ve sonradan güçlendirilmiş parlamenter sistemi savunan Gelecek ve DEVA ile de bu konu görüşülmüş değil. Gül’ün adı geçti mi, geçmedi mi! Bir görüşme olmadı ki geçsin.

Helalleşme konusunu ifade ettiniz. Bu helalleşme içerisinde Tayyip Erdoğan ve çevresi, Fethullah Gülen ve çevresi var mı?

Helalleşmeyi ikiye ayırdık. Konusu suç olan bir olay yargıya gidecek. Ama karşılıklı olarak birbirimizi kırmışsak bunun bir helalleşmesi olması lazım. Gülen’le de hiç yan yana gelmedim, oturup konuşmadım. Birbirimizi kırmak gibi bir durumumuz yok. Nesini helalleşeceksiniz. Yarattığı ciddi bir travma var. Bu da zaten yargıda. Yargı ne kadar amacına ulaşır, onu da bilmiyoruz.

6 siyasi parti parlamenter sistem çalışması yaptınız. Kameraların önüne ne zaman geçeceksiniz.

Güçlendirilmiş parlamenter sistemle ilgili genel başkan yardımcılarının uzlaştığı ana metin ortaya çıktı. Şimdi genel başkanlar ve kurmayları üzerinde çalışıyorlar. Açıklama nasıl yapılır, 6 genel başkan bir araya gelecek mi gelmeyecek mi, kendi aramızda görüşürüz, kamuoyuna bir açıklama yaparız. 6 partinin genel başkanının bir fotoğraf vermesi belki seçim takviminden sonra gündeme gelebilir.

Geçiş sürecine ilişin bir çalışma başlayacak mı?

Geçiş sürecine dair CHP olarak özel bir çalışmamız yok. Ama Cumhurbaşkanı koltuğuna oturulduğunda ilk bir hafta içerisinde neler yapılacağıyla ilgili 7 maddelik açıklama yapmıştım. Bu da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile hayata geçirilecek uygulamalar. Benim orada üzerinde durduğum temel nokta Stratejik Planlama Teşkilatı’nın kurulmasıdır. Çünkü devleti yönetecek kişilerin bütün rakamlara sahip olması gerekiyor. KOİ maliyetleri, bütçe, bütçe dışı fonlar nerelerde değerlendiriliyor kimse bilmiyor. Açıklamalar güven vermiyor bize. Ayrıca bazı fonlar var, burada biriken paraları da bilmiyoruz. Stratejik Planlama Teşkilatı’nı oluşturduğunuzda en geç 15 gün içerisinde yönetecek olan ekibin, Millet İttifakı’nın bileşenlerinin önüne konulması lazım. Ekonomi konusunda bir yol yöntem belirlemek zorundayız gerçek rakamları bilerek. Onun dışında cumhurbaşkanı değiştikten sonra doğal olarak 1 Numaralı kararname ile tüm kurumların başkanları görevlerinden ayrılmış oluyor. Oraya yeni liyakatli kişilerin atanması gerekiyor. Hangi partiden olduğuna bakmadan uzmanları işin başına getirmek lazım. Güven veren ilk adımlara ihtiyacımız var. Çünkü Erdoğan ile vatandaşlar arasında ciddi bir güvensizlik var. Doları 1 lira yaptım, hiç önemi yok bunların. Güvensizlik bağı katılaşmış durumda. Yönetim ile yönetilenler arasındaki güveni yeniden inşa etmenin yolu, 6 lider oturup konuştuğunda ilk atılacak adımlar konusunda topluma güven veren kararlar almak zorundalar.

Stratejik Planlama Teşkilatının kurulması, Merkez Bankası’nın bağımsızlığının sağlanması, Fiyat İstikrar Komitesi gibi ucube bir komiteyi feshetmek, Ekonomik Sosyal Konsey’in toplanması gerek… Bunları 15 günde yaptığınızda emin olun, toplum, “Bunlar kararlılar, geldiler ve çıkarları önceleyerek sorunu çözecekler” algısını yerleştirmek lazım. İşin özünde yatan bu. Başlangıç her zaman çok önemlidir. Nasıl başlarsanız aynı kararlılıkla sürdürmeniz lazım. Başlangıçla devamı arasındaki ilişkinin kopmaması lazım. Yanlış bir karar alırsanız güveni zedelemiş olursunuz.

Karamollaoğlu, Millet İttifakı’nın “Cumhurbaşkanlığı sistemini değiştirmek dışında ortak politikası yok” dedi. Doğru mudur? Millet İttifakı adayı CHP dışından seçilirse saydığınız vaatler ortak politika olarak hayata geçecek mi?

Temel Bey doğru söylüyor. Partiler güçlendirilmiş parlamenter sistemde uzlaştı. Bunun dışında her partinin ekonomiye bakışı, öncelikleri farklı olabiliyor. Dolayısıyla ittifakı oluşturan partiler aynı zamanda birbirinin rakibi. Her parti daha fazla oy almak ister. Sistemi yeniden inşa ettikten sonra demokratik tüm kuralları yeniden çalıştırmış olacağız. Ana hedef demokrasiyi inşa etmek. Biz iktidar olacağımıza inandığımız için 6 ayda neler yapacağımızı söylemek isteriz. Bu da bizim görevimiz. Tüm partilerin seçim bildirgeleri olacak. Belki ekonomi konusunda temel noktalarda uzlaşabiliriz. O konuda da bir çalışma yapılıyor. Millet İttifakı ne yapılabilir, o çalışma da yapılıyor. Henüz ortaya çıkmış bir metin yok.

KPSS’den yüksek puan alanların elenmesi gündemde. CHP’li belediyeler mülakatı kaldırabilir mi?

Mülakatı kaldıracağımızı söyledik. Ama belli görevler için mülakat zorunlu olabilir. O zaman da kamera koymak zorundayız. Herhangi biçimde haksızlığa uğrayan kişi yargıya başvurduğunda kayıtlar gönderilir. Yargı, sorunu çözer. Geçmişte Danıştay, mülakatlarda kamera konulması kararı aldı. Sonra AKP bir kanun teklifi ile bunu kaldırdı. Çünkü torpil işleyecekti, torpili işlettiler. Bu arkadaşlarımız yargıya başvuracak, biz hepsine hukuki destek vereceğiz.

MHP Genel Başkanı, belediye başkanının gerekirse görevden alınabileceğini söyledi. Bir risk görüyor musunuz?

Sayın Bahçeli’nin yaptığı açıklamayı biz çok fazla ciddiye almıyoruz. İşin Türkçesi o. Belediye başkanı görevden alınır mı, başkası seçilir mi, bunu yapmak isteyenler akıllarını peynir ekmekle yemiş kişilerdir. Böyle bir garabet olur mu, olmaz. Onlar da biliyor. Öyle anlaşılıyor ki Sayın Bahçeli’nin devlet yönetimi ile de bir bağlantısı kalmamış. Alınan kişilerle ilgili adli sicil kaydını savcılık veriyor. Bir yanlışlık varsa, bir terör mensubu kişi varsa, soruşturulacak kişi o belgeyi veren kişidir. Bahçeli açıklama yapacaksa bu adli sicil kayıtlarını kimler verdi. Ciddiye alınacak bir şey değil.

Belediyeler konusundaki hamlelerin geleceğinden endişe ettiğinizi söylediniz. Neler yapılabilir. Peynir ekmekle aklı yemenin karşılığı ne olur. Geçmişte Cumhurbaşkanı belediye başkanıydı, siyasi yükselişi hapse atılmasıyla oldu? Ne bekliyorsunuz, böyle olursa ne olur?

Geçmişte de bizim belediyelere yönelik polis baskınları çok oldu. Biz belediye başkanlarımıza bir metin gönderdik. Polis baskını olduğunda hangi önlemleri alacaksınız. 7-8 madde. Şimdi o maddeleri güncelleyip yeniden göndereceğiz. Mesela bilgisayarları imajını almadan vermeyeceksiniz. Alınan belgelerin fotokopilerini alacaksınız. Bizim korkumuz yok. Müfettiş de gelir, polis de gelir… Bu işi yapan insanlar önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzlukları saptayan müfettişlerin raporlarına el koydular. Bu raporlar konusunda İçişleri Bakanlığı ne yaptı? Bahçeli’ye de sormak lazım. Ne oldu o raporlar? Yolsuzlukları kapatmak için İBB elindeki evrakları aldılar. Şimdi dönmüşler ‘teröristler çalışıyor.’ Akıldışı şeyler bunlar. Bu hamlelerin tamamı bizim için iyi. Teşekkür ediyoruz kendilerine. Yapsınlar. Bu milletin bir vicdanı var. Vatandaş devlet böyle yönetilir mi diye sormayacak mı? İstanbul’da benzeri yapıldı, YSK’yı araya koydular, yeniden seçim oldu. Pek çok belediyeye yine baskınlar yapıldı. Eee ne oldu? 13 binlik fark 800 bine çıktı. Benzer tablo olacaktır. Belediye başkanını ne diye alacaklar. Numan Bey söyledi, başkanların sorumluluğu yok ki. Adli sicili veren savcılık, varsa sorun git orayla uğraş. Ne olur, hiçbir şey olmaz.

Yeni ekonomi modeli ile ilgili Hazine Bakanı ısrarla kamunun müdahalesi olmadığını, ÖTV’nin kalkmayacağını söylüyor. Bu açıklamalar çerçevesinde ekonomi modelinin işleyişini nasıl görüyorsunuz?

Ortada bir model yok. Kendi kendilerine model diyorlar. Bir modelin olması için birden fazla parametrenin olması lazım. Ekonomide bir tahterevalli var. Tahterevallinin bir ucunda faiz baronları, diğer ucunda dolar baronları var. Birbirlerine çok uzak kişiler değil. 84 milyon kaybediyor, bunlar kazanıyor. Model diyorlarsa böyle bir model var. Ekonomiyi para politikası ile yönetirseniz kaçınılmaz olarak gündeme gelir. Maliye politikasını bırakmışsınız, üretimi devre dışı bırakmışsınız, bir garabet içerisinde… Bunun modelle ilişkisi yok. Hazine devreye girecekmiş, zaten Hazine de giriyor, Merkez Bankası da giriyor, kamu bankası da giriyor. Herkes devrede bir türlü dengeyi sağlayamıyorlar. Satışlar konusunda rakamlarımız doğru. 19,1 milyar dolar para sattılar. Doğru değil diyorlarsa çok basit, Meclis açıldığında araştırma önergesi vereceğiz. Kabul edecekler. Hangi banka ne sattıysa ortaya çıkacak. Korkmamaları gerekir. Ama adım gibi biliyorum ki MHP ile birlikte reddedecekler. Çünkü gerçeklerin bilinmesini istemiyorlar.

HDP erken seçim önergesi verilmesi çağrısı yapıyor. Destek verecek misiniz?

Geçmişte şöyle olmuş. Her parti önerge veriyor, komisyon birleştiriyor. Genel Kurul’a gelip oylanıyor. Onlar taleplerini iletirler, biz de iletiriz, diğerleri de iletir. Herkes verebilir.

Kurun aşağı çekilmesi sonrası muhalefetin moral üstünlüğünü kaybettiği yorumları yapıldı, anket yaptırdınız mı?

Bizim moral üstünlüğümüzde sorun yok. İktidar moral üstünlüğü elde ettik diye düşünebilir. Ama güvenin olmadığı yerde bu olmaz. Kendi kendilerine iyi oldu diyebilirler. Erdoğan ile toplum arasında bir güven sorunu var. Bu aşılmadıkça toplum destek vermez, vermemeli de… Biz özel bir anket yaptırmadık. Dün bir anket geldi. Herhangi bir sorun yok. CHP’nin hafif yukarıya doğru tırmanışı var, devam ediyor. Ayrıca moral üstünlük diyorlarsa sandığı hemen getirsinler, bu moral üstünlükle hep beraber sandığa gidelim.

CHP’ye neden yeterince ivmeli seçmen kayışı yok? Sosyal demokrat bir parti kamuoyuna güven vermiyor mu?

CHP’nin oyunda sıçrama değil ama gayet istikrarlı sürekli yukarıya doğru gidiş var. Bizim için değerli olan bu. Çok yukarı çıktı, aniden düştü, bu sağlıklı değil. 28 küsurlarda şu anda. Sağlıklı, tutarlı bir artış var. Yeterli mi yeterli değil ama biz göreceksiniz AKP’yi geçeceğiz, birinci parti olacağız. Erdoğan ne yaparsa yapsın, biz önümüzdeki seçimlerde birinci parti olacağız. Bu bir istikrar, kararlılık işidir. Toplumu ikna etme, güven verme işidir. Şu anda biz topluma güven vermek açısından kararlılığımızı gösteriyoruz. Düne kadar bize mesafeli olanlar bizi dinliyor, belli bir zaman diliminde katılımlar oluyor.

Yeni bir faiz indirimi olabilir mi?

Olabilir, bizi şaşırtmaz. Merkez Bankası’nın indirmesi piyasadaki faizi indirmiyor ki, birileri kazanıyor. Doları 18 yapıp aşağıya indirdiğinizde kim kazandı, birileri vurgun yaptı. Türkiye en büyük soygunu yaptı. O soygunu yapanları açığa çıkarmak için araştırma önergesi verdik. Merkez Bankası yüzde 14’ten alıyor, bankalar da yüzde 22’den Hazine’ye veriyor. Hazine’den alınteri dökmeden faiz alıyorsun. Buna model diyorsunuz. Bildiğiniz soygun modeli bu. 84 milyon insan bir avuç kişiye çalışır noktaya getirildi bu ekonomi politikayla. Kredi kartlarına uygulanan faizde, çiftçinin kredilerinde düşüş oldu mu, hayır. Hiçbirinde düşmedi. Erdoğan’ın haberi var mı, ayrı bir dünyada yaşıyor aslında. Ekonominin kitabını yazdı biliyorsunuz. Kitabının olmadığı bulgulardan anlaşılıyor. Ekonominin e’sini bilmiyor. Bilse bunu yapmaz. Üniversitede iken “Ekonomiye giriş” kitabı vardı. O kitabı dahi okumuş değil.

Omicron varyantı ile ilgili açıklamalar çelişkili kabul ediliyor, Turkovac aşısının geçerliliği sorgulanıyor. Sağlık Bakanlığına da gitmeyi düşünür müsünüz?

Covid salgını sürecinin başından beri yanlış yönetildiği kanısındayım. Siyasi otorite değil Bilim Kurulu açıklamaları yapmalıydı, önlemleri paylaşmalıydı. Bilimin devre dışı bırakıldığı bir yerde siz sağlıklı bir şekilde mücadele edemezsiniz. Turkovac’la ilgili sonuçlar bilim insanları tarafından isteniyor henüz verilmedi galiba. Bu sonuçlar verilmezse bilim insanlarına güveni sağlayamazsınız insanlar o aşıya güvenmezler. Toplumsal yayılım konusunda Sağlık Bakanlığı süreci iyi yönetemedi. Otomatikman sürü bağışıklığı sistemine geçtik.

Suriye politikasınız nasıl olacak?

İktidar olduğumuzda ki olacağız, buna yüzde 100 inanıyorum. Suriye, Mısır, Libya ile barışacağız. Büyükelçilikleri karşılıklı açacağız. Suriyeliler’i de ülkelerine kendi iradeleriyle göndereceğiz. Can ve mal güvenliklerini sağlayacağız. Yaptığımız görüşmeler de oldu. İstanbul’da bir grupla görüştüm. Kadın sivil toplum örgütleri, siyasiler. İki yıl içinde nasıl göndereceksiniz dediler. Anlattım. Çok mutlu oldular. Biz kendi ülkemize gideriz bunları sağlarsanız dediler. Ortadoğu’da kavgayı değil, istikrarı sağlayacağız. Ortadoğu ile ilgili OBİT’i kuracağız.

Seçimlerde Z kuşağı etkisinden bahsediliyor. Cumhurbaşkanı da siz de gençlerle bir araya geliyorsunuz. Gençliğe mesajınız nedir?

Z kuşağı bir parti altında olmak istemiyor. Onlara özgürlüklerini vereceğiz. Rahatlıkla tweetlerini atabilecekler. “Umudumuzu kaybettik” diyorlar. Onlara umutsuz olmamaları gerektiğini, dünya siyaset tarihine güzel bir miras bırakacaklarını, otoriter bir yönetimi kendi oylarıyla devireceklerini, bunun keyfine varmaları gerektiğini söylüyorum. Bu hoşlarına gidiyor. Evet, sandığa gideceğiz, bizi cezalandıran bir diktatörü indireceğiz diyorlar. Y kuşağı biraz daha milliyetçi. Bizim de iki çizgimiz var, vatanımız ve bayrağımız. Onun dışında her şeyi konuşuruz. İlk kez sandığa gidip oy kullanacaklarla ilgili başka bir kurumun anketinde CHP yüzde 42 ile açık ara önde. Onlar bizi iktidara taşıyacaklar.

Belediye başkanlarının dinlendiği iddialarınız üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İstedikleri kadar suç duyurusunda bulunsunlar. Çok ciddiye almıyoruz. Telefonlarımızın dinlendiğini gayet iyi biliyoruz, bilmez miyiz? Özel masaların kurulduğunu da biliyoruz, bir adım daha atayım. “Özel masalar” dediğimde Soylu bunu gayet iyi anlar. Neyin ne olduğunu biliyoruz. Herhangi bir çekincemiz yok, her şeyimiz açık. Açıklık, saydamlık temel ilkemiz. Yargıya taşıyarak acaba geri adım atarlar mı diyorlarsa, asla ve asla kitabımızda geri adım atmak yoktur. İnandığımız şeyi sonuna kadar götürürüz. Gözdağı vermek istiyorlar ama veremezler. Kirli insanlar ne yaparlarsa yapsınlar artık toplum kabul etmiştir kirliliklerini… Yukarıdan gelen talimata göre rakamlarla oynuyorsunuz, enflasyon oranı belirliyorsunuz, şunu mahkum edin diyorsunuz. Asla Demirtaş ve Kavala çıkmayacak diyorsunuz. Ben karar verdim, bunlar içeride kalacak. Mehmet Uçum diyor ya tek kişilik hükümet var. Soylu’nun dedikleri Erdoğan’ın dedikleridir. Bağımsız iradeleri yok zaten.

Bürokrasiye yaptığınız çağrı karşılık buldu mu?

Bürokraside yasadışı işlemlere imza atmama konusunda gelişmeler var. Görevden almalar da var, istifalar da var. Onlara şunları söylüyoruz; görevden alabilirler, daha güzel görevlere geleceksiniz. Bilgi akışı var. Doğru. Kimin kaç maaş aldığı vs. Bunları değerlendiriyoruz zaten. Bürokraside çözülme değil de diriliş desek daha iyi olur.